|
Birçok
genç yıldıza nazaran çok kısa bir sürede üne kavuşan
Kate Winslet, oyuncu bir aileden geliyor. Babası Roger
Wisnlet ve annesi Sally Winslet'ın yanı sıra kardeşleri
Beth, Joss ve Anna'nın da oyuncu olan aktrisin damarlarındaki
oyunculuk kanı bir zamanlar İngiltere'nin en tanınmış
ve seçkin tiyatro oyuncuları arasında gösterilen büyük
anne ve büyük babası Linda ve Oliver Bridges'a dayanıyor.
Yönetmen asistanlığı yapan Jim Treapleton ile evli
olan İngiliz aktris, henüz çok yeni olduğu sinema dünyasında
bir anda yükselerek ülkesinin en tanınmış genç yıldızlarından
Helena Bonham Carter'ın tahtına aday oldu.
Doğduğu yer olan Reading'te 1986 yılından itibaren
oyunculuk eğitimi almaya başlayan Winslet, ailesinin
yolundan giderek sahne oyunculuğuna yöneldi. 1991 yılında
mezun olduktan sonra " Adrian Mole " ve "
Peter Pan " gibi uyarlama oyunlarla sahneye çıkmaya
başladı. Bu sırada " Dark Season " ve "
Get Back " gibi televizyon dizilerinde uzun vadeli
roller alan aktris, 17 yaşına geldiğinde ilk uzun
metrajlı film denemesini gerçekleştirdi. Yeni Zelandalı
yönetmen Peter Jackson'ın bağımsız yapımı "
Heavenly Creatures "ta kendi fantezi dünyasında yaşayan
anne katili bir okul çocuğunu canlandırdı. Bu filmdeki
performansıyla En İyi Yabancı Kadın Oyuncu dalında
Yeni Zelanda Film ve Televizyon Ödülü'nün sahibi olan
aktris, böylelikle oyunculuk yeteneğini kanıtlamayı başardı.
Zor karakterleri oynamaya hevesli olmasına rağmen ikinci
film çalışmasını Disney'in " A Kid in King
Arthur's Court " adlı aile filminde bir prensesi
canlandırdı.
Yönetmenliğini Ang Lee'nin üstlendiği " Sense and
Sensibility " adlı filmde İngiltere sinemasının
unutulmaz yüzlerinden Emme Thompson, Hugh Grant ve Alan
Rickman ile birlikte oynayan Kate Winslet, kariyerinde bir
dönüm nıktası olan bu filmdeki rolüyle SAG Ödülü'nün
sahibi olurken En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında
Oscar Ödülü'ne aday gösterildi.
Ülkesinde bir ilah olarak görülen İngiliz oyuncu ve yönetmen
Kennet Branagh'ın bir Shakespeare uyarlaması olan "
Hamlet " adlı filminde Ophelia'yı canlandıran
aktris, aynı yıl içerisinde rol aldığı ikinci filmi
" Jude the Obscure"da Sue karakterini oynadı.
1997 yılıyla birlikte ünü İngiltere'nin sınırlarını
aşan Winslet, James Cameron'un büyük bütçeli yapımı
" Titanic " adlı filmde Leonardo Di Caprio ile
birlikte rol aldı. Filmdeki rolüyle ikinci kez Oscar Ödülü'ne
aday gösterilen aktris, tüm zamanların en iyi filmleri
arasında gösterilen bu filmle Hollywood dünyasının
kapılarını aralamayı başardı.
Hollywood yapım şirketlerinden birçok film teklifi
almasına rağmen tercihini küçük bütçeli bağımsız
yapımlardan yana kullanan Winslet, 1999 yılında egzotik
görüntülerle bezenmiş drama filmi " Hideous Kinky
"de rol aldı. Filmde iki kızıyla birlikte Fas'a
yolculuk yapan bir anneyi canlandıran aktris, aynı yıl
içerisinde yönetmenliğini Jane Campion'un yaptığı
" Holy Smoke " ( Kutsal Duman ) adlı filmde
Harvey Keitel ile başrolü paylaştı. Hindistan'a yaptığı
yolculukla birlikte yaşamında duyduğu eksikliğin
nedenini keşfeden ve budist olmaya karar veren Ruth
karakteriyle, farklı ve özgün rollerde yer almaya devam
eden aktris son olarak Philip Kauffman'ın yönettiği,
Marquis de Sade'nin hayatını anlatan " Düşlerin
Efendisi " ( Quills )adlı yapımda rol aldı.
|
FİLMOGRAFİ
2001
Enigma
2000 Holy Smoke!
2000 Quills
1999 Hideous Kinky
1999 Faeries
1997 Titanic
1996 Jude
1996 Hamlet
1995 A Kid in King Artur's Court
1995 Heavenly Creatures
1995 Sense and Sensibility
|